5 Temmuz 2011 Salı

Mutluluğu Umut Gücüyle Çağırmak

Eskiden yani çok eskiden ben de çocuktum..Küçük ellerim ve bir türlü ısınmayan küçük ayaklarım vardı..Bitmek tükenmek bilmeyen hayallerim,bide yanımdan ayırmadığım küçük tavşanım...O zamanlar uçağın camının açılabilir olduğunu sanardım bulutlardan da bir parça koparılabilir..Küçükken yani..Ama şimdi bakıyorum da hiç çocuk olmamış gibiyim..Çocukluğumdan bugünüme ısınmayan ayaklarımdan fazla bir şey kalmamış..Normal mi zihnimde bu kadar az "küçüklük" taşımam,acaba yıllar sonrada böyle mi olacak,hiç 21 yaşında olmamışım gibi..Kimbilir..
İçimde bir dünya dönüyo..Hissediyorum..İçimde bir hayat yaşıyo...Ve içim sonsuz bir gökyüzü taşıyo..Hatta gökyüzü içimden taşıyo..Kimi zaman  mutluluk kimi zaman mağrur bir mutsuzluk ama her daim sonsuzluk halinde evrene karışıyo..Sanırım bu bende varım diyiş şekli benliğimin..
Bir sürü duygu yaşatır ya insan içinde..Ne bileyim kimi zaman kendi bile tanımlayamaz anlam veremez..Ama o kadar alışıktır ki onlarla yaşamaya yadırgamaz..Çünkü bir kere doğurulmaya gebeyse yaşanacaktır o duygular iyi ya da kötü..Ben bu duygular içinde en çok umudu seviyorum..Bence her duyguya can veren ya da her güzel duygudan can alan odur..En mutsuz hissettiğim zamanlarda mutlu olmayı umut ettiğimde mutlu olmuşumdur aslında bunun adı “Mutluluğu Umut Gücüyle Çağırmak”tır ben’ce de…
Mesela bazı geceler..Çok üşüyorum..O zaman umut gücüyle çağırıyorum o’nu…Sadece sarılsa,hissetsem ve içim ısınsa diyorum..Hissetsem diyorum..Hissetsem..Sahi nasıl bir duygu hissetmek..Bazen yanıbaşındakini hissedemezken bazen millerce uzağındakini hissedebiliyosun..Bazen konuşarak bile anlaşamıyoken kimi zaman sadece hislerinle anlaşabiliyosun..Nasıl bir şey ki bu?Güzel bir şey sanırım “hissetmek”
Çocukluğumdan çok fazla bir şey taşıyamama inat bir çocuk barındırıyorum taa derinlerimde bir yerlerde..Bazen uyumadan ona masallar anlatıyorum..Masallar hep güzeldir ama ben ona hep güzel şeylerden bahsetmiyorum..Acılardan da bahsediyorum bir gün mutsuz olursa yaşaması gereken bu duyguya hazırlıklı olsun istiyorum..İstediği her şeyi yapmıyorum şımartmıyorum ama mahrumda bırakmıyorum..Kocaman bir gökyüzü’sü var zaten daha neyi olsun ki?Sonsuzluğu sunmuşum ona,içimdeki yıldızları sermişim önüne,ötesini istediğini ona yetinebilmeyi öğretiyorum sadece..Sabretmenin esaslı bir duygu olduğunu anlatıyorum..
Biraz da “Mabel” den bahsetmek istiyorum bugün..İnsanın içine nasıl bu kadar işlediğini merak ediyorum..Neşeden uzak hatta acıya yakın şarkılarla nasıl insanın içindeki aşkı besliyo anlamıyorum..Benle mi ilgili yoksa Mabel dinleyen herkes aynı mı bilmiyorum..Ama seviyorum dinginleşiyorum onu dinlerken ve aynı listeyi çevirip çevirip dinlemekten hiç bıkmıyorum..
Sanırım uzattıkça uzatıyorum..Neyse..Ben İçimdeki çocuğa can veren beni seviyorum..İçimdeki hayata umut vermeyi severken o umuda hayat veren duyguyu seviyorum..Kelimelere dokunmayı seviyorum..Ve umuyorum ki..Hiçbir şeyiniz kalmasa bile umudunuz sizin olsun..Siz de olsun..Sevgiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder